Portakalı Soydum…

Muzaffer Yeşil

Yazarın şu ana kadar yazılmış 2 makalesi bulunuyor.

            Bir efsaneye göre ovanın ortasından geçen bir derviş , aç ve yolculuktan bitkin bir halde bir kapıyı çalar. Kapıyı açan kadının elinde ağlayan bir bebek vardır. “Buyur ne istedin” der dervişe. Derviş: “kızım çok açım ve yorgunum uzun yoldan geliyorum bana bir ekmek ver açlığımı gidereyim” der. Kadın dervişe tandırı yeni yaktığını eğer bebeğin başında bekleyip onu susturtursa ekmek yapacağını ve ona bir ekmek vereceğini söyler. Derviş bebeğin üzerine elini koyar koymaz bebek uyur. Kadın işini yapar . Bu sırada derviş sabırla bekler bebeğin yanında. Kadın ekmekleri yapınca dervişin yanına gelir ve bir ekmeği ikiye bölerek uzatır. Bu davranış dervişi incitir ve derviş ben almayım kızım sağol der. Kadın sert bir şekilde karşılık verir ve derviş evden ayrılır. Bir süre sonra kadının kocası gelir , kadın hemen yemeği önüne koyar ekmek getirir. Getirdiği ekmeklerin her birinin ortasında bir damla kadar bir kırmızı leke vardır. Adam eşine sorar: Kim geldi bu gün bize? Kadın dervişin geldiğini söyler ve olanları anlatır. Adam çıplak ayak ekmekleri de alarak dervişin gittiği yolu koşarak takip eder. Dervişi bulur ve ona :” lütfen bizi affet eşim sana karşı bir kabalık işlemiş” der. Derviş adama der ki : ekmekleri al ve evine git , ilk iş olarak da tandırı yokla . Eğer tandırda bir su  kaynamaya başlamışsa hemen şu dağlara doğru harekete geçin. Rivayete göre o dağlar Amanoslar ,su ise Amik Gölü’dür.

            Bu mitten sonra gelelim işlerin gerçekçi boyutuna. Amik Gölü yaklaşık olarak 20 milyon yıl önce meydana gelen fay hareketlenmeleri ile derinlikte kalmış bir graben oluşumdur. Asıl adı da bu özelliğinden gelmektedir. Arapça  çevresine göre derin yer ĞAMİK ismiyle anılır. Bölgenin bir çok medeniyete ev sahipliği yapmasında etkisi çok yüksektir çünkü tarih boyunca insanlar  yaşam kaynağı olan su ,tarımsal üretim  için verimli araziler adına savaşmıştır. Amik gölü 1 metre boyunda yılan balıkları , 20 kğ kadar  karabalıklar  ve 1,5 kğ lık sazanlar  barındırmasıyla birlikte dönemsel olarak bazı yerleri kuruduğundan sazlık özelliği de taşıyordu. Bu durumla birlikte bitki ve kuş populasyonu bakımından çok zengin bir özelliğe sahipti. Göçmen kuşların konaklama bölgesi olduğundan 200 e yakın kuş türüne ev sahipliği yaptığı ifade edilir. Gölün yazın kuruyan bölümünde ise verimli araziler oluşur ve burada yapılan tarımsal faaliyetler kaliteli ve bereketli hasatlarla sonuçlanırdı.

            Bütün bu nedenleri ve özellikleri dikkate aldığımızda Amik Gölü’nün bizim dedelerimiz ,atalarımız için önemi tartışılmaz olup bugün bizlerin neler kaybettiği hesap bile edilemez.

            Gelelim yaşanan sürece . 1939 yılında meclise  gelen  bir tasarı ile göl ve bataklık alanların kurutulması  ve arazilerin tarıma açılması planlandı. 1940 ile 50 yılları arasında  once bölgesel kuruyan alanların komple kurutulması sağlandı. Bu arada bu sure içinde hem kuş hem balık populasyonunda ciddi bir azalma meydana geldi. 60 ‘lı yıllarda bu çalışmalara ısrarla devam edildi. 60 ‘lı yılların sonunda hiç kurumayan göl havzasının da azalmaya başladığı görüldü. Amik Gölü’nün kalan kısmı da Karasu ve Afrin kanallarıyla tahliye edilerek göl 1975 yılında tamamen kurutuldu.

            1960 ‘lı yıllarda bütün dünyada su ve bataklık kaynağı olan alanların ekosistem ve canlı populasyonu açısından değeri ifade edilip koruma altına alınırken , kurutma faaliyetine hiç ara verilmedi. Bataklıkların sıtmaya neden olduğu gerekçe gösterilerek  kurutma faaliyetine devam edildi.

            Bu gün bütün bunların bilinmesine , ovanın halen kuşların göç yolunda olmasına rağmen  Amik Gölü’nün tam da ortasına inatla bir havaalanı yapıldı. Son göçmen kuş yolları da bu faaliyetle tamamen tıkandı. Ta ki doğa geliyorum deyinceye kadar.  2012 yılında yağan yağmurlar ve hemen havaalanı dibindeki stabilize yolun su altında kalması olacakların habercisiydi. Bu kış ise son 70 yılın en yağışlı kışı oldu.Doğayı ve Amik ovasında yerleşmiş olan vatandaşları korumak için harcanan çaba , havaalanını korumak için harcanan maliyet ve çabanın yanında çok küçük kaldı gibi. Olanlar oldu Amik Gölü geldi yine dikildi. Amanoslardan gelirken her gün bir çarşaf gibi serilir oldu gözlerimin önüne.

            Portakalı soyduk ,gölü kuruttuk, kuru kalacağına inandık. Tutmadı …..

 Kurutulan araziler kimlerin oldu akibeti ne oldu?

MERHABA  AMİK  GÖLÜ……………………..

YAZARIN SON YAZILARI
DEMİRCİNİN KÖPEĞİ - 25 Nisan 2019
Portakalı Soydum… - 25 Mart 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ